Yusuf KAMBUR
Tarih: 07.03.2014 10:33
Kur'an ve Mehmet Akif
“Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’an’da Müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız.
Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı içten gelerek verin; bir de Allah’a sımsıkı bağlanın: O’dur sizin tek Mevlâ’nız (Efendiniz); O ne güzel koruyup kurtarıcı ve O ne güzel yardımcıdır!” (Hac Suresi: 22/78)
Çabanız, çalışma ve gayretiniz Allah için, Allah’ın rızasını kazanmak için olsun. Önce nefsinizin sizi hak yoldan ayırma dürtülerine karşı var gücünüzle çaba sarf edin. Sonra sizi Allah’ın yolundan uzaklaştıran her türlü şeytan ve şeytani güçlerle cihad edin. Duygusuz, tepkisiz, etkisiz kalmayın.
Duygusuz olmak kadar dünyada lâkin derd yok;
Öyle salgınmış ki mel’un: kurtulan bir ferd yok!
Kendi sağlam… Hissi ölmüş, ruhu ölmüş millerin!
İşte en korkuncu hüsranın, helâkin, haybetin!
Yaşayan ölü gibi davranmaya hakkınız yok. Eğer kendinize “Müslüman” diyorsanız böyle davranamazsınız. Allah (cc) mesajını hayata taşımak için sizi seçti. Allah tarafından seçilmiş olmak elbette şereflerin en büyüğüdür ancak onun bir de sorumluluk tarafı vardır. Nerde bir acı ve zulüm varsa siz orda olmalısınız. Eksikliklerin hesabı sizden sorulacak demektir. Allah (cc) büyüktür deyip oturamazsın.
Başın sıkıldı mı, kâfi senin o nazlı sesin:
“Yetiş!” de, kendisi gelsin, ya Hızır’ı göndersin!
Evinde hastalanan varsa, borcudur: bakacak;
Şifa hazinesi derhal oluk oluk akacak.
Demek ki: her şeyin Allah… Yanaşman, ırgadın O:
Çoluk çocuk O’na aid: lalan, bacın, dadın O;
Vekil-i harcın O; kâhyan, müdir-i veznen O;
Alış seninse de, mes’ul olan verişten O;
Denizde cenk olacakmış… Gemin O, kaptanın O;
Ya ordu lâzım imiş… Askerin, kumandanın O;
Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı O;
Tabib-i aile, eczacı… Hepsi hâsılı O.
Ya sen nesin? Mütevekkil! Yutulmaz artık bu!
Biraz da saygı gerektir… Ne saygısızlık bu!
Huda’yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hudâ;
Utanmadan da “tevekkül” diyor bu cür’ete Ha?
Hak yolda yürürken kafana göre takılamazsın. Ayet-i kerime bağlayıcı bir formül vermektedir. “Peygamber size örnek olsun, siz de tüm insanlara örnek olasınız” Duygu, düşünce, söz ve davranışlarınız Hz. Peygamber (sav)’in örnekliğinde gelişerek, onun mükemmelliğine halel getirmeyecek bir güzellikte olmalı. Ve sizin hayata bakışınız tüm insanlığa örneklik teşkil edecek güzellikte olmalı.
“Müslümanlık” denilen ruh-u ilahi arasak,
“Müslümanız” diyen insan yığınından ne uzak!
Bu satırları okuyunca hemen bir kısım insanları hayalinden geçirerek Akif, lafı gediğine koymuş deme! Sen de Müslümansın, bu sözlerin seni de kapsayacağını düşün. Yüce Rabbimiz (cc) Necm suresinin 32. Ayetinde “…Şu halde kendinizi temize çıkarmayın! (yunmuş yıkanmış görmeyin!): Kimin takvaya uygun davrandığını en iyi bilen O’dur.” buyurmaktadır.
Rabbimiz namaz kılın buyurmuyor. “Namazı dosdoğru (hakkını vererek) kılın!” buyuruyor. Demek ki Müslüman’ın namaz kılmamak gibi bir hakkı kalmamıştır. “Zekâtı içten gelerek verin!” Yani zekât ve sadaka verirken teşekkür borçlu olan sizlersiniz, fakiri minnet altında bırakmaya hakkınız yoktur.
“Allah’a sımsıkı bağlanın!” Rabbinizle aranızdaki iman bağının ne kadar kuvvetli olduğuna dikkat edin. Biraz işiniz yolunda gitmediğinde cıyak cıyak bağırmayın. Rüzgâr tersten esip işleriniz istediğiniz kârı getirmediğinde, kâfirlerin dediği gibi “Dinleri bunları aldattı” şeklinde bir savunmaya geçmeyin.
Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır;
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdan’ın
Ne irfanın kalır te’siri kat’iyyen, ne vicdanın.
Neden Rabbimize sımsıkı bağlanmalıyız? Çünkü O’dur bizim gerçek ve tek Mevla’mız; görüp gözetenimiz, yardımcımız, destekçimiz ve O ne güzel Mevla, ne güzel yardım edendir. Yardım eder de, bunca nimetlerini ayağınıza serer de bir defa olsun “Nankör” demez, başınıza kakmaz. Siz insanların bu kötü gidişinden hayıflanıp “Allah’ım nasıl oluyor da bunların başına taş yağdırmıyor?” dersiniz de O hâlâ onlara nimetlerini yağdırır.
Mehmet Akif merhum hayatını Kur’an’ın eşsiz güzellikte ilkeleriyle süslemiş bir vatan sevdalısı idi. Allah yolunda gereği gibi mücadele etmenin en güzel örneğiydi. Allah (cc), kendisini unutmayan, kendisine lâyık kul olmanın gayreti içinde olanları insanlara da unutturmuyor. Akif ve onun gibi olanlar “Onların simalarında secdenin izleri görülür” ayetinin ortaya koyduğu gerçekliği hayatlarında yansıtmışlardır. Onu ve tüm vatan evlâtlarını bir kere daha rahmetle anıyoruz.
Peki, “Sizin hayatınızda secdenin izleri görülüyor mu? Allah yolunda hakkıyla gayret gösteriyor musunuz?” sorusuyla başta kendimi sonra sizi baş başa bırakıyor hayırlı cumalar diliyorum.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —