Yusuf KAMBUR

RAMAZAN MEKTEBİ BAYRAM KARNESİ “

Öte yandan, ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip, sonra da dosdoğru çizgide yaşama kararlılığı gösterenlere gelince; Onlara melekler sürekli inerler (ve derler ki): ‘Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın! Haydi sevinin size vaad edilmiş olan cennetle!” (Fussılet: 41/30)

Bizi Ramazan bayramına ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. 

Bize sevinç ve hüznün Müslümancasını öğreten Efendimize (sav) binlerce salat ve selam olsun. 

Allah’ın selamı, bereketi, mağfireti bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Bu günler Ramazan mektebinden mezuniyet günlerimiz. 

Bu günler Ramazan bayram günleri. Cennetteki büyük bayramın müjdecisi, dünyalık peşin verileni… 

Bayramımız mübarek olsun.

İyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla bir Ramazan mektebi daha sona ermiş oldu. Rabbimizin izniyle meleklerin şahitlik ettiği, Hz. Peygamber ve Kur’an-ı Kerim’in öğretmenliği/rehberliğinde, “Müslümanlık” dersinin okutulduğu bir Ramazan ayını daha geride bırakmış olduk. 

Karnemizi ve ödülümüzü elbette Allah verecektir. Çünkü “Kimin takvaya uygun davrandığını O bilir.”(Necm: 53/32)

Kulluk yolunda ortaya koyduğumuz performansı, çaba ve gayreti, her bir ibadetin derecesini, kalite kontrolünü ve bunların kaç puanla ödüllendirileceğini, bayrama “muhteşem bir başarıyla” ulaşıp ulaşamadığımızı elbette takdir edecek olan da O’dur. Zira mezuniyetin de dereceleri vardır.

 “Herkesin yaptıkları işlere (amellerine ve gayretlerine) göre dereceleri vardır.”(Ahkaf: 46/19) “… 

Onların kimi nefsine zulmeder, (kötülük ve nankörlüğe yönelir.) Kimi orta ve dengeli bir yol tutar. Kimi de Allah’ın izniyle hayırda öne geçmek için yarışır. İşte bu en büyük fazilet, muhteşem başarıdır.”(Fatır: 35/32)

Bugün bayram. Biz müminlere düşen öncelikle “bayram sevincini/coşkusunu/kazandığımız zaferi” meşru bir çerçevede/Müslümanca dolu dolu yaşamaktır. 

Çünkü bunu hak ettik. 

Hem kendimiz bu coşkuyu yaşayacağız hem de etrafımızdaki insanlara yaşatacağız.

 Cenab-ı Hakk’ın takdim ettiği bu “bayram ödülünü” kabul edip sevinçle, neşeyle; bir imtihanı başarmanın huzuruyla coşacağız hakkımız bu.

Bu sevinç ve coşkudan aile bireylerimizi de nasiplendireceğiz; 

Anne baba, eş ve çocuklarımıza hissettireceğiz. “Acılar paylaşıldıkça azalır, sevinç ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır/bereketlenir.

” Hasta ziyaretleri, yaşlı ziyaretleri, akraba ve komşuların gönlünü almak “Sıla-i rahim” de bulunmak bayramlık vazifelerimizdendir.

 Bu coşkudan “ölmüşlerimizi de nasiplendirmek” önemli bir iyilik hareketidir.

 Hep dua etmekle yetinmeyip, başkalarının hayır duasını almanın yollarını da bulmalıyız.

Ramazan ayında kazandığımız güzel hasletleri, faziletleri, meziyetleri Ramazan sonrasında devam ettirmek “takva bilincine ulaştığımızın” bir göstergesi olacaktır.

 İyiliklerimize iyilik katmak, ahlakımızı daha da güzelleştirmek Ramazan mektebinden pekiyi dereceyle mezun olduğumuz anlamına gelecektir.

Yetimin başını okşamak, yolda, darda kalmışın imdadına yetişmek, fakirin umudu olmak bizi kemale ulaştıracaktır.

Bayram ile yeni bir imtihanın başladığının bilincinde olmalıyız. Bayram, kendimizi haramlara salacağımız, bizi imanda tutan iplerden kurtulacağımız gün değildir.

 Kazandıklarımızı muhafaza, yeni kazanımlar elde etme fırsatıdır.

Bayram günleri geçtikten sonra yapmamız gereken önemli bir vazifemiz vardır. Bir mümin, bir Müslüman olarak “geçen Ramazan ayının” derin bir analizini yapmalıyız. 

Aslında sadece Ramazan ayının değil tüm ibadetlerimizin muhasebesini yapmalıyız.

  Mesela; kıldığımız bir namazdan sonra, yaptığımız bir iyilikten sonra, işlediğimiz her salih amelden sonra, “Bu ibadeti yaptım Allah kabul eylesin ancak acaba daha iyisini/daha kalitelisini yapamaz mıydım? 

Bu ibadeti daha şuurlu, bilinçli, daha samimi, ihlaslı, daha gösterişten uzak yapamaz mıydım? 

Bu ibadetim Rabbimin huzuruna gidecek ve beni temsil edecek ve Allah katında tam puanla değerlendirilecek mi?

Yaptığım işleri, ibadetlerimi daha yüksek bir kârâ nasıl dönüştürebilirim? Cenab-ı Hakk’ın ifadesiyle “ Onlar asla zarar etmeyecek/kesintiye uğramayacak/fire vermeyecek/batma ihtimali olmayan bir kazanç, bir ticaret umabilirler.”(Fatır: 35/29) gerçeğine nasıl ulaşabilirim? 

Neleri eksik ya da hatalı yaptım, neleri doğru yaptım? Son not olarak şu hatırlatmayı yapmayı vazife bilirim. “Hayat bir kulluk/ibadet yarışıdır.

” Bu bilinen bir gerçektir. Ancak bu yarış sadece insanlar arasındaki bir fazilet yarışı değil kendimizle de bir yarıştayız. 

Nasıl oluyor bu? Her geçen gün iman, ibadet ve güzel ahlak noktasında öncekine göre daha güzeli yakalama yarışı. Kendimizi geliştirme; iyi olanı daha iyiye yükseltme, olmayanı elde etme, ahlakımızı her geçen gün daha da güzelleştirmektir. 

“Umulur ki takvaya ulaşırsınız” ayeti bunu öğretir bize…

Rabbim sonu bayram olan bir hayatı cümlemize nasip eylesin. Daha nice Ramazan aylarını sağlık afiyetle idrak etmeyi nasip eylesin. Bayramınız kutlu olsun.


RAMAZAN MEKTEBİ BAYRAM KARNESİ “

RAMAZAN MEKTEBİ BAYRAM KARNESİ “

30.03.2025 09:09:00

177