Bayram Ali KAVALCI




MEVLANA CELÂLEDDÎN-İ RUMÎ
Mevlana törenlerinin yarım yüzyıldan fazla geçmişi vardır. Başlangıçtan itibaren bu törenlere ilgi gösterilmiş ve bu ilgi giderek çoğalmış ve yaygınlaşmıştır. Bu törenler sadece şehir ve yurt içinden Mevlana’yı sevenlere hitap etmemiş, yurt dışından binlerce insanı kendine çekmiştir. Büyük Türk mutasavvıf, şair ve düşünürü Hz. Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri Uluslararası çapta icra edilmektedir.
Etkinlikler,  Mevlâna Celaleddin-i Rumi hazretlerinin vefat tarihi olan 17 Aralık'ta tamamlanacak şekilde her yıl 7-17 Aralık tarihleri arasında uluslararası kapsamda düzenlenmektedir.
Mevlana Celâleddîn-i Rûmî hazretleri, Allahü telânın aşkı ile dolmuş evliyanın büyüklerindendir. 1207’de Belh şehrinde doğup, 17 Aralık 1273’te Konya’da vefat etti. Babası Behâeddîn-i Veled de, büyük âlim ve velî idi. Daha çocuk iken babasının kalbindeki feyz-lere kavuştu. Babası ile Hicaz’a, sonra Şam’a, oradan da Konya’ya geldi. Önce babasının halîfesi seyyid Burhaneddin Tirmüzî’den 9 sene feyz aldı. Sonra, Şemseddîn-i Tebrizî onu yetiştirdi. Celâleddîn-i Rûmî, ney ve dümbelek çalmadı, dönmedi, raks etmedi. Bunları, sonra gelen cahiller uydurdu. Divanında 30 bin, Mesnevîsinde 47 bin beyit vardır. Mesnevîsini nazım şeklinde yazarak, düşmanların değiştirmesine imkân bırakmamıştır. Pek çok menkıbesi vardır.
Mevlana hazretleri ahiret hayatını anlatırken; “Toprağa ekilen hangi tohum toprağın yüzüne canlı olarak çıkmamıştır?” diyerek, toprağa gömülen insanların tekrar canlanacaklarına işaret etmiştir.

Mevlana Celâleddîn-i Rûmî’den

Sükût eyledim, “kahrı var” dediler.
Biraz söyledim, “zehri var” dediler.
Sustum, “kahrından susuyor” dediler.
Biraz konuştum, “zehrini kusuyor” dediler.
    

MEVLANA...

12.12.2013 08:32:43

227