İnsan hayatında pek çok şey önemlidir; iş, para, makam, başarı, huzur… Ancak bunların tamamı tek bir ortak paydada anlam kazanır: sağlık. Sağlık yoksa ne elde edilen başarı sevinç verir ne de biriktirilen servet huzur sağlar. Çünkü insanın hayata tutunmasını sağlayan en temel güç, beden ve ruh sağlığının bir arada olmasıdır.
Günümüzün hızlı yaşam temposu, çoğu zaman bizi kendimizden uzaklaştırıyor. Yoğun çalışma saatleri, stres, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam; farkında olmadan sağlığımızdan ödün vermemize neden oluyor. Oysa sağlığı kaybetmeden kıymetini bilmek, belki de öğrenmemiz gereken en büyük derslerden biri.
Sağlık sadece hastane koridorlarında aranan bir kavram değildir. Sağlık; sabah uyanırken duyulan zindelik, sevdiklerimizle geçirilen huzurlu bir an, temiz hava soluyabilmek ve güvenle yürüyebilmektir. Sağlık; beden kadar ruhun da dengede olmasıdır. Ruhen yorgun bir bedenin, fiziken sağlam olması da çoğu zaman yeterli olmaz.
Toplum olarak da sağlığa bakışımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Önleyici sağlık hizmetleri, sağlıklı çevreler, temiz şehirler ve bilinçli bireyler; sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Sağlığa yapılan her yatırım, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır.
Unutmamak gerekir ki; ertelenen her şey telafi edilebilir, ancak ihmal edilen sağlık çoğu zaman geri dönülmez sonuçlar doğurur. Bu nedenle kendimize, bedenimize ve ruhumuza kulak vermek zorundayız.
Sonuç olarak; hayatta neyi hedeflersek hedefleyelim, neyin peşinden koşarsak koşalım, yolun başında da sonunda da bizi ayakta tutacak olan tek gerçek vardır: Her şeyin başı sağlıktır.