Bayram Ali KAVALCI

                       ALTAYLAR’DAN GELDİM
Ben Altay dağlarından koparak geldim,   
Yüreğimde Türkistan’dan bin bir nakış var.   
Çok şükür aslım da, neslim de belli,     
Türküm, Müslümanım o dağlar kadar.   
Dokuz tuğ taşıdım ben dokuz davula vurdum, 
Dokuz evliya gücüyle yürüdüm geldim, 
Büyüdü benimle mübarek yurdum,   
Ebet, müddet bu devleti ben kurdum. 
Yol gösterdi kükreyerek bana Bozkurt’um   
Atımla hep yanyana gözelerden su içtim.   
Baykal’da da çimdim ben, Hazar Denizi’nde de, 
Toprağıma bağdaş kurup oturdum.     
Ben ki, Alper Tunga’ya gönül verenlerdenim, 
Yurt uğruna doludizgin göğüs gerenlerdenim, 
Sonra durgun sulara Bismillah’larla, 
Kilim seccadesini serenlerdenim.   
Ben Türkmen’im, Özbek’im, Kazak’ım, Kırgız’ım ben, 
Azerbaycan Türkleriyle aynı kandanım.   
Kıpçaklar’ı, Uygurlar’ı, aşkla duyanlardanım, 
Ben ki Tatar’lardan, Gagavuz’lardan,     
Çuvaş’lardan, Başkurt’lardan, Oğuz’lardanım. 
İşte Bilge Tonyukuk, Kültiğin, Bilge Kağan, 
Hepsi birbirinden daha mübarek:   
İşte Dede Korkut, kaftanı ipek.   
Ve Yusuf Hashacib, Mahdum Kulu, Fuzulî,   
Sonra Kaşgarlı Mahmud gönlüme düşen cemre, 
Ali Şir Nevaî, Gaspralı İsmail...     
Şiiri bir bakraç süt gibi Yunus Emre.     
Cengiz Aytmatov ki, Cengiz Dağcı ki,   
Ayın on dördünden sağılan huzur.   
Sabır Rüstem hanlı... Ruh kadar eski   
Ve daha binlerce nur üstüne nur.   
Servetim Buhari’nin, Yusuf Hemedanî’nin,   
Ahmet Yesevi’nin nur servetinden,     
Güzelliğim, merhametim, şefkatim,   
Hep Şah-ı Nakşibendi Hazretlerinden. (Yavuz Bülent Bâkiler)      
            
          

ALTAYLAR’DAN GELDİM

2.04.2015 10:56:24

409