Kürt ve 'Atatürk Milliyetçiliği'

Anayasa değişikliği ve değişmez maddeler konusu geçen hafta yine gündemdeydi.

EĞİTİM 23.10.2013 12:51:51 54 0
Kürt ve




Prof. Dr. Ahmet BATTAL
Anayasa değişikliği ve değişmez maddeler konusu geçen hafta yine gündemdeydi. Meclis anayasa uzlaşma komisyonu konuyu müzakere etti ve “beklendiği gibi!” sonuç alamadı.
Tartışılan hususlardan biri de “Atatürk milliyetçiliği” idi.

BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Meral Daniş, “Anayasa’da Atatürk Milliyetçiliği olmamalı” demiş.
MHP milletvekili ve komisyon üyesi Faruk Bal da ilk üç maddenin değişmez temel sütunlar durumunda olduğunu söylemiş ve değiştirilemeyeceğini savunmuş.
Bu iki beyanın ve bilhassa Daniş’in sözlerinin ne anlama geldiğini bulmamız ve göstermemiz lâzım.
Problem anayasadaki milliyetçilik mi, Atatürkçülük mü, ayrı ayrı her ikisi mi, yoksa ikisinin birleşmesi mi?
Bu sorunun cevabı için Daniş’in konuşmasının tamamını internetten dinledik. Şöyle demiş:
“Yine temel tartışma konularından biri, MHP ve CHP’nin yine önerdiği, ilk maddede ‘Atatürk milliyetçiliğine bağlılık’ yani bu değiştirilemez bir ilke olarak 1982 anayasasından bu şekilde yine öneriliyor, halbuki diğer ülke anayasalarında bu şekilde kişiye bağlı milliyetçilik anlayışı yoktur.”
Bu cümlelerden yukarıdaki sorunun cevabı anlaşılamıyor. Biz de sayın Daniş’e soruyoruz:
Sizin için problem nedir? Çözüm nedir?
Siz partinizi “milliyetçi bir parti” olarak tanımlıyor musunuz?
Başka partilerin de “kendine göre milliyetçi” olmasını bir hak olarak görüyor musunuz?
İktidara gelen bir partinin kendi milliyetçilik anlayışını devlet eliyle tatbik etmesini ister misiniz?
Bu partinin “hangi milliyetçiliği” yapmasını makul görürsünüz?
Devletin bir ideolojisinin olmasını ister misiniz?
Bu ideolojinin “Atatürkçülük” olmasını ister misiniz?
Bu ideolojinin “Milliyetçilik” olmasını ister misiniz?
Bu ideolojinin “Türk Milliyetçiliği” olmasını ister misiniz?
Bu ideolojinin “Kürt Milliyetçiliği” olmasını ister misiniz?
Değerli okuyucular, gördüğünüz gibi, “anayasada ideoloji ve milliyetçilik” konusunda bir hayli soru var ve hem MHP’nin ve hem de bilhassa BDP’nin bu sorulara ne cevap verdiği önemli.
Zira konu sadece milliyetçilik ile ilgili değil. Anayasanın ideolojisi ile ilgili.
Görebildiğimiz kadarıyla iki parti de demokrasi diyor, ama ikisi de aslında ideolojik devlet istiyor. Yaman çelişki!
Parti programları da bu konuda hayli muğlak. Yaman muvazaa!
Özetle, MHP mevcut ideolojiyi ve milliyetçiliği “Türk milliyetçiliği” olarak anlıyor ve devamını istiyor.
BDP ise, mevcut ideolojinin “Türk milliyetçiliği” anlamına geldiğini ve bunun anadili Kürtçe olan Türk vatandaşlarını dışladığını düşünüyor ve bir şeylerin değişmesini ya da kalkmasını istiyor.
Ama sıra “Atatürkçülük”e geldiğinde işler değişiyor. Ne istediklerini onlar da bilmiyorlar.
Öğretelim: “Atatürk milliyetçiliği”, tanımı ne kadar zor ve hatta mânâsız olursa olsun, neticede “Atatürkçülük” adını verebileceğimiz “bir tür” ideolojinin “milliyetçilik” ile ilgili boyutu ya da yönüdür.
“Türkün atası” olma iddiasına sahip bir isme bağlı bir milliyetçi ideolojinin “Türk olmayanları” ve onların atalarını nasıl etkileyeceği tartışılmalı.
Daha da önemlisi bu ideolojinin “ben de Türk’üm” diyen, ama hakikî Türk’ün ayrılmaz parçası olan İslâmlıkla kendisini bağlı hisseden ana omurgayı oluşturan şahısları ve kitleleri nasıl etkilediği ve devam ederse nasıl etkileyeceği düşünülmeli.
Ama asıl tartışılması gereken, 1881 doğumlu bir şahsı özel kanunla “Türkün atası” yapıp, onun fikirleri denilen bazı ideolojik yargıları “ata fikri” olarak muhafaza edip etmemek.
Özetle, mesele, hakikî Türk’ün ve samimî kardeşi olan Kürdün “sahih ata fikri”ni herkese yeniden hatırlatabilmek.(Yeni Asya Gazetesi)
 
Anahtar Kelimeler:

Pazar'da Okullar yarın tatil