Karadeniz'in şirin ilçesi Atina (Pazar), sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda adının ardındaki sır perdesiyle de dikkat çekiyor. Bu kadim yerleşim yerinin isminin kökenine dair farklı teoriler, tarih ve mitoloji arasında büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor.
En bilinen ve romantik açıklama, adın Yunan mitolojisindeki zeka, sanat ve savaş tanrıçası Athena'dan geldiği yönünde. MÖ 8. yüzyıldan itibaren Yunan kolonilerinin Karadeniz kıyılarında varlık gösterdiği düşünüldüğünde, bu ihtimal akla yatkın geliyor. Hatta, antik dönemde Athena'ya adanmış bir tapınağın varlığı da bu tezi güçlendiriyor. Düşünün ki, denizciler ve tüccarlar bu kutsal alana sığınıyor ve zamanla yerleşim yeri tanrıçanın adıyla anılıyor. Athena'nın sembolleri olan bilgelik timsali baykuş, savaşın gücünü temsil eden mızrak ve barışın simgesi zeytin dalı, belki de o dönemin insanlarının zihninde bu topraklarla özdeşleşmişti. Yunanistan'daki Atina şehrinin de aynı tanrıçadan ismini alması, bu bağlantıyı daha da kuvvetlendiriyor. Efsaneye göre, o şehir de ismini, tanrıça Athena'nın Poseidon ile girdiği bir yarışmayı kazanmasıyla almıştı.
Ancak, 6. yüzyılda yaşamış Bizans tarihçisi Prokopius, bu koloni teorisine şüpheyle yaklaşıyor. Onun iddiası çok daha kişisel: Atina isminin, bu topraklara defnedilmiş Athena adında soylu bir kraliçeden geldiğini öne sürüyor. Bu, şehrin adının sadece bir tanrıçayla değil, belki de yerel bir kahramanla da bağlantılı olabileceği fikrini ortaya atıyor. Kim bilir, belki de bu kraliçe, bölge için önemli bir figürdü ve halk onu onurlandırmak için şehrin adını onunla yaşattı.
Aynı dönemde Rize dağlarında araştırma yapan Alman profesör Karl Koch da Atina'nın bir Yunan kolonisi olmadığına inanıyor ve isminin Athena Tapınağı'ndan geldiği görüşünü destekliyor. Farklı coğrafyalardan gelen araştırmacıların benzer sonuçlara ulaşması, bu tezin gücünü artırıyor.
Günümüz yer adı araştırmacılarından Prof. Dr. Bilge Umar ise kökleri çok daha derinlere, antik Anadolu uygarlıklarına kadar götürüyor. Umar'a göre, "Atina" kelimesi, Luwi dilinden türemiş olabilir. Hatta, Yunan tanrıçası Athena'nın isminin bile bu antik dilden kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Luwilerin MÖ 2. binyılda Anadolu'da önemli bir uygarlık kurduğu düşünüldüğünde, bu bağlantı bölgenin kültürel katmanlarının ne kadar zengin olduğunu gözler önüne seriyor. Belki de Karadeniz kıyılarındaki bu yerleşim yeri, binlerce yıl öncesinden gelen bir ismin taşıyıcısı.
Atina'nın isminin kökenine dair bu farklı görüşler, tarihin ve mitolojinin ne kadar iç içe geçmiş olabileceğini gösteriyor. Bir yandan tanrıçaların ve efsanelerin büyüsü, diğer yandan antik dillerin ve kayıp uygarlıkların fısıltıları... Atina'nın adı, sadece bir coğrafi işaret olmanın ötesinde, bu toprakların binlerce yıllık geçmişine ışık tutan bir anahtar gibi. Belki de gelecekte yapılacak yeni keşifler, bu ismin ardındaki tüm sırları aydınlatmaya yardımcı olacaktır.