Abdullah Uzun
Rize; yaylaları, dağları, gölleri ve eşsiz doğasıyla Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri. Kaçkarlar'dan Elevit'e, Pokut'tan Huser'e kadar her köşe adeta bir açık hava cenneti.
Ancak tüm bu doğal zenginliğe rağmen, doğa gezileri ve tur organizasyonları bugün ciddi bir ekonomik darboğazla karşı karşıya.
Yıllardır Rize ve ilçelerinde faaliyet gösteren doğa sporları kulüpleri birer birer kapanma noktasına geldi. Kimisi faaliyetlerini tamamen durdurdu, kimisi ise ayakta kalma mücadelesi veriyor.
2026 yılı itibarıyla en yakın yaylaya yapılacak bir günlük gezi için kişi başı araç ücreti yaklaşık 1000 TL.
Uzak destinasyonlarda bu rakam daha da artıyor.
Peki her hafta bu ücreti ödeyebilecek kaç kişi var?
Daha birkaç yıl öncesine kadar her hafta farklı kulüplerle farklı bölgelere geziye katılmak mümkündü. Bugün ise birçok vatandaş için bu artık hayal. Araç maliyetleri, yakıt fiyatları, sigorta giderleri ve genel ekonomik kriz turizm sektörünü derinden etkiledi.
Bir aracı doldurmak artık eskisi kadar kolay değil. Katılımcı sayısı düştükçe maliyet kişi başına daha da artıyor. Bu da kısır bir döngü oluşturuyor.
Doğa gezileri sadece turistik bir faaliyet değil; aynı zamanda stres atmanın, şehir hayatından uzaklaşmanın ve sosyalleşmenin en önemli yollarından biri.
Ancak gelinen noktada bu imkan adeta dar gelirli vatandaşın elinden alınmış durumda.
Haftada bir yapılan geziler ayda bire düşüyor. Gidişat bu şekilde devam ederse yakın zamanda bu da mümkün olmayacak.
Ekonomik kriz yalnızca esnafı değil; doğa turizmiyle geçimini sağlayan rehberleri, tur operatörlerini, araç sahiplerini ve organizasyon firmalarını da ağır şekilde vurmuş durumda.
Bu sektör kendi haline bırakılacak bir alan değil.
Turizm için milyarlarca liralık yatırımlar yapılırken, yerel doğa turizmi göz ardı edilmemeli. Geniş kapsamlı toplantılar düzenlenmeli, profesyonel rehberler ve tur operatörleri dinlenmeli, çözüm odaklı adımlar atılmalı.
Yol maliyetleri düşürülmeli, yerel tur organizasyonlarına destek paketleri sağlanmalı. Aksi halde yapılan tüm turizm yatırımlarının sahadaki karşılığı zayıflayacaktır.
Rize gibi turizm potansiyeli yüksek bir şehirde doğa gezilerinin azalması sadece ekonomik değil, sosyal bir kayıptır da.
Bu toprakların insanı doğayla iç içe büyüdü. Yaylalar bizim kültürümüz, yürüyüşler bizim geleneğimiz.
Şimdi ise ekonomik şartlar nedeniyle insanlar doğadan uzaklaşıyor.
Bu gidişata "dur" denilmezse, haftalık geziler anı olacak, yayla yolları sessizleşecek.
Çok yazık…